Türk vatandaşı olmak veya olmamak!

Yeni Anayasada vatandaşlık maddesine bir cümle ilave edelim:
Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı
hiçbir şekilde kaybedilmez…


Anayasaya “doğumla kazanılan vatandaşlık kaybedilemez” hükmü konduğunda iki kesim bundan istifade edecek:  
BİR: Vatandaşlıktan çeşitli nedenlerle çıkarılanlar. Bunlara vefat etmiş sanatçılar da dahil: Nazım Hikmet gibi. 12 Eylül solcuları da bu gurupta, güneydoğuda teröre bulaşanlar, askerden kaçanlar da… Türban yüzünden meclise sokulmayan, devletten izinsiz ABD vatandaşı oldu diye vatandaşlıktan çıkarılan Merve Kavakçı da, hilafet isteyen kara ses de…
İKİ: Almanya’da yaşayan 2000 yılından sonra Alman vatandaşlığına geçtiği için çifte vatandaşlığı yakalayamayan, MAVİ KARTLI, TÜRK ASILLI ALMAN VATANDAŞLARI…

Herkes geri gelecek, yüz binler tekrar TÜRK olacak.
Bundan büyük toplumsal barış, toplumsal kucaklaşma olabilir mi?

Yazının tamamı için lütfen tıklayın…

Deneme yayınına başladık

Türkiye’de “basın” veya daha geniş terimiyle “medya” diye bir şey ne yazık ki kalmadı. “Holding medyası” olarak adlandırılan yayın kuruluşları, holdinglerin çok gelişmiş halkla ilişkiler şubelerinden başka bir şey değil. Holdingler büyük ölçüdeki ticari faaliyetleri nedeniyle hep iktidarlara bağlı. Ve bu yüzden holdinglerin basın organlarında, Türk okurunun çarpıtılmamış, doğru dürüst bir şey okumasına ve değerlendirmesine imkan yok. Sanki her şey sanal bir ortamın parçası gibi…

Uzun süreren bir ayrılıktan sonra yorumbaba.com bu yüzden yeniden Web’de… Burada, doğru haber, dürüst yorum boşluğunu bir parça olsa bile doldurup, okura hizmet vermeğe çalışacağız. 40. yılı bulan meslek tecrübemizin bu işe soyunmaya yeterli olduğuna inanıyoruz. 40 yıldır muhabirlikten yazı işleri müdürlüğüne, yayın yönetmenliğinden gazete sahipliğine, spor ve magazinden siyasete kadar gazeteciliğin her kademede ve branşında görev yapmanın birikimini sizlerle paylaşacağız. Kurşun kalıplarla başladığımız gazetecilik serüveninin şimdi internet gazeteciliği aşamasındayız.
  
2002’de  Frankfurt’ta yayına başladığımızda çok büyük ilgi gördük. Klasik reklam yöntemlerini uygulama imkanımız yoktu. Biz e-posta zincirini kurduk. Tüm dostlarımız defterlerindeki  tüm dostlarına  yayınımızı duyurdu. Dostun dostları ile çığ gibi büyüdü okur sayımız. Günde ortalama  5 bin hit alıyorduk, bir yılın sonunda ulaştığımız hit sayısı 1,1 milyondu.

Bugün internet teknolojisi çok değişti. Aradaki fark Web 1, Web 2 olarak niteleniyor. Eski yorumbaba Web 1’di. Şimdiki ise Web 2 olacak. Şu anda Blog’umuz statik yapıda. Ama çok yakında, yazım tamamlandığında dinamik yapıya kavuşacak. Kendisine çok değer verdiğim genç arkadaşım İlker Balpınar bu işle uğraşıyor. İşte o zaman yorumbaba, yorumbaba 2 olacak. İlki, her şeyiyle benimdi. Şimdi  bunu tek başıma yapmama imkan yok. İnsan gençlere birikimlerini aktarırken, gençlerden öğrenecek çok şeyi olduğunu da anlıyor.

İstemeyerek ara vermek zorunda kaldık. Şimdi yeniden taze bir başlangıç yapıyoruz. İlk yayınlarımızı Yorumbaba 1 olarak niteliyoruz. Şimdi karşınızda Yorumbaba 2 var. Size hiçbir yerde bulamayacağınız Atatürkçü düşünce çizgisinde özgün ve özgür yorumlar sunacağız. Yine okurlarımızın, akademisyenlerin yazılarına, görüşlerine yer vereceğiz.

İlk yayınımızda Türkiye bir seçim süreci içindeydi. Yine seçimin göbeğindeyiz. Ve o gün yazdıklarımızı okudukça, o günden bu yana hiç birşeyin değişmediğini de görüyoruz.

Herşeyi birlikte yapacağız. Web 2’nin hakkın verebilmek arzusuyla…

Yalçın Bingöl
 
Sponsor
İçerik
Sponsor



 
 
 

© 2001-2007 www.yorumbaba.com           İletişim: yb@yorumbaba.com

felsefemiz